Hz. Âdem ile Hz. Havvâ'nın Cennette Yaklaşmaları Yasak Olan Ağacın Mâhiyeti Nedir?

Kaç nehire, kaç göle yansımaka dolunay?
Bakma sen bu kesrete; Allāh: Ahad, Allāh:Hayy!

Ayın binlerce aksi raksederken sularda,
Ay tekdir; ammâ aksi, kesîr olur şuurda.

Buna bakıp sen "Tek"i görme "çokluk" olarak;
Şaşılıkdan kurtul da kalsın şirk senden ırak!

Bu şirkin müsebbibi, bil ki, senin vehmindir!
"Yasak ağaç" meyvesi vehim, hinoğlu hindir!

Ayağını kaydıran Âdem ile Havvâ'nın
"Vehmi merak arzusu", tahrîkiydi Şeytân'ın.

İkisi, bu meyvadan, ne zaman ki tattılar
Söndü Vahdet idrâki, salt kesrete battılar.

Bundan nâşî onlarda zuhur etti bir "benlik";
Gözlerinden silindi Cennet denen memâlik.

Vehim, âdemoğluna, beşerî mi'râs oldu.
Mutlak ifnâsı gerek, sakîl bir a'râz oldu.

Katolik Kilisesi için bu "İlk Günâh"dı;
İsâ halâskâr nebî, beşer için penâhdı1.

Bu günâhla mülevves doğmaktaydı her beşer;
Salb-i Hazret-i İsâ ile def olmuştu şer(!)

Oysa bîgünâh olur İslâm'da yeni doğan;
Mürşid-i Kâmil'lerdir,vehmi tümüyle boğan.

Vehm-i a'zam, kendine atfettiğin vücûddur;
Bil ki sen bu vehimle Cennet'ten olursun dûr2.

Seyr-i sülûkla beşer vehminden âzâd olur;
İdrâk-i Vahdet ile rütbesi müzâd olur.